Fetihten

Fetihten kalan 551 yıllık vakfiye

Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethinden 10 yıl sonra 65,3 metre uzunluğunda ceylan derisi üzerine Arapça olarak yazılan Ayasofya Camii Vakfiyesi, Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünün Kuyud-ı Kadime arşivinde korunuyor

Fatih Sultan Mehmet’in 1453’te İstanbul’u fethinden 10 yıl sonra 65,3 metre uzunluğunda ceylan derisi üzerine Arapça olarak yazılan Ayasofya Camii Vakfiyesi, Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünün Kuyud-ı Kadime arşivinde korunuyor.

Duayla başlayan ve bedduayla neticelenen Ayasofya Camii Vakfiyesi, şekil ve içerik olarak vakfiyeler içinde önemli bir örnek teşkil ediyor.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığının bağlı kurumu Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Arşiv Dairesi Başkanlığınca koruma altında tutulan vakfiyenin aynı formata başka nüshası bulunmuyor. Vakfiyenin, İstanbul’daki Türk-İslam Eserleri Müzesi ile Vakıflar Genel Müdürlüğünde kitap biçiminde farklı 2 versiyonunun mevcut olduğu biliniyor.

12 kuruma ait hizmetler düzenleniyor

Vakfiye kapsamında 2 bin 508 dükkan ile değişik sayıdaki hücre, menzil ve mahzen gibi yerlere ait gelirler vakfedildi. Ayrıca Fatih Camii, Ayasofya Camii, Zeyrek Camii, Eski İmaret Camii, Dar’ül Feth Camii, Şeyh Vefa-Zade Camii başta olmak üzere Dar’ül Şifa, Medrese, İmaret-i Amire Mutfağı gibi 12 farklı dini, eğitim ve sosyal müesseseye ait hizmetlerle harcamaları yer alıyor.

Ayasofya Camii Vakfiyesinin içeriğinde ibadethanelerin yanında önemli eğitim merkezlerinden medreselere de yer veriliyor. Birer müderris ve asistanla 15 talebenin yanında kapıcı ve hizmetçi gibi görevlilerin yer aldığı medreseyle ilgili görev ve giderler de vakfiye içeriğinde bulunuyor.
İdari hizmetlilerin yanında gıda, ilaç ve şurup harcamalarını içeren gider kalemlerine dair veriler de vakfiyede geniş yer tutuyor.

Sergi salonundaki en kıymetli eser

Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Arşiv Dairesi Başkanı Zeynel Abidin Türkoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Defter Emini Server Efendi Sergi Salonu’ndaki en kıymetli eserin Fatih Sultan Mehmet’in Ayasofya Vakfiyesi olduğunu söyledi.

Sergi salonuna yetkili kişilere tanımlanmış parmak iziyle girilebildiğini belirten Türkoğlu, buradaki eserlerin özel iklimlendirme sistemiyle muhafaza edildiğini dile getirdi.

AA