Egenin

Ege’nin 300 çeşit otu hem ekonomiye hem sağlığa faydalı

Ot yemekleri denince akla önce Ege Bölgesi gelir. Genellikle doğada kendiliğinden yetişen bu otlar, beslenme diyetlerinde sağlıkla birlikte anılıyor. Son dönemde ekonomik değeri de daha çok anlaşılan bu otların tanıtımı da festivallerle gerçekleştiriliyor.

Bunların arasında Alaçatı, Bodrum ve Urla Ot Festivalleri öne çıkıyor. Genelde mart-nisan aylarında gerçekleştirilen ot toplama festivalleri, düzenlendikleri bölgeleri turistik anlamda da canlandırıyor. Egede 300e yakın ot çeşidi hem bölge ekonomisine hem de tüketicilerin sağlığına katkı sağlıyor.
Otların sayısız faydasına dikkat çeken Yaşar Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Gıda Teknolojisi Program Sorumlusu Dr. Eylem Ezgi Fadıloğlu, “Baharla birlikte otların sezonunu açılıyor. Ege mutfağı yeşil mutfak; hem hafif, hem pratik hem de ekonomik. Egede yetişen otların çoğu yüksek oranda C, B1, B2, A vitamini, demir, kalsiyum, bakır gibi mineraller, antioksidanlar içeriyor ve kansere karşı koruyucu etki sağlıyor” dedi.

Otları tüketirken vitamin kaybının olmaması için nelere dikkat edilmesi gerektiğini anlatan Fadıloğlu, “Hardal otu, turp otu, arapsaçı, şevketi bostan, radika (karahindiba), kuşkonmaz, ısırgan, cibez, kuzukulağı, kazayağı, deniz börülcesi, gelincik otu bölgede en çok tüketilen otlar arasında yer alıyor. Otların pişirilmesinde olabildiğince kendine has tatlarını korumaya, doğal haliyle sunmaya özen gösterilmeli. Kesilen yerlerinden vitamin kayıplarının olmaması için otlar mümkün olduğunca doğranmadan bütün olarak yıkanmalı. Otları keserken vitamin kaybının olmaması için ya elle doğramalı ya da tahta bıçaklar kullanılmalı. Yeşilliklerde vitamin ve mineral kaybına yol açmasından dolayı metal bıçak olabildiğince kullanılmamalı. Ayrıca otları çok küçük parçalar yerine büyük parçalar şeklinde doğramak da en doğrusu” bilgisini verdi.

Dünya